Aşk Şiirleri

Aşk Sözleri

Güzel Sözler

Seni Seviyorum

Şiir Dinle

şiir dinle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir dinle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şiir Dinle Gece Yolcuları - Unut Beni




Şiir Dinle Gece Yolcuları - Unut Beni Şarkı Sözü:

Uyuyorum uyuyorum
Günler çabuk geçsin diye
Kadehlere koyuyorum
Acımı dindirsin diye
Bekliyorum bekliyorum
Bu sensizlik bitsin diye

Seni özlediğim kadar
Beni özlüyor musun,
Sen de rüyalarında
Beni görüyor musun

Öyle zor ki ayrı kalmak
Öyle dayanılmaz ki
Unut beni sevgilim
Ben unutmuyorum

İncele !

The Korgis - Everybody's Got To Learn Sometime






The Korgis - Everybody's Got To Learn Sometime Lyrics ve Türkçe Çeviri:

Change your heart, look around you
Kalbini değiştir, etrafına bak
Change your heart, it will astound you
Kalbini değiştir, bu seni şaşkına çevirecek.
I need your loving like the sunshine
Beni sevişine gün ışığı gibi ihtiyacım var.
And everybody's gotta learn sometime
Ve bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda kalır.
Everybody's gotta learn sometime
Bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda 
Everybody's gotta learn sometime
Bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda

Change your heart, look around you
Kalbini değiştir, etrafına bak
Change your heart, it will astound you
Kalbini değiştir, bu seni şaşkına çevirecek.
I need your loving like the sunshine
Beni sevişine gün ışığı gibi ihtiyacım var.
And everybody's gotta learn sometime
Ve bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda kalır.
Everybody's gotta learn sometime
Bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda 
Everybody's gotta learn sometime
Bazen herkes (bir şeyleri) öğrenmek zorunda 

İncele !

The Lumineers - Submarines Şiirleri Videolu


Acoustic:

The Lumineers - Submarines Şiirleri Videolu Live/Canlı:

Lyrics:

I believe submarines
Underneath deep blue seas
Saw the flags: Japanese
No one will believe me

Ran back to the town bar 
And I told the people how
I had seen the submarine
And everyone laughed aloud 

I did spy periscopes
Dead of night on the eastern coast
The police made them jokes
Told me I'd seen a ghost

Everyone thinks I'm a liar
No one knows the truth
If it was a bigger fire
I would be on the roof

Ships will rust in Baldwin Bay
(Let me go!)
No one trusts what I say
(I don't know!)
Oh my God, no one paid
(Attention!)
Overnight my hair turned gray
(Oh oh oh!)

In the end it boils down to credibility
I had none, so I will die with the secrets of the sea

(Submarine! Can't find me! Submarine!)

Submarine...

(Submarine!)

İncele !

Şiir Dinle Gabrielle Aplin - The Power of Love




Live/Canlı:

Şiir Dinle Gabrielle Aplin - The Power of Love Lyrics ve Türkçe Çeviri:

Dreams are like angels 
Hayaller melekler gibidir 
They keep bad at bay 
Kötülüğü uzakta tutarlar 
Love is the light 
Aşk ışıktır 
Scaring darkness away 
Karanlığı uzağa kaçırır 
I'm so in love with you 
Ben sana çok aşığım 
Make love your goal 
Amacın aşk olsun 

The power of love 
Aşkın gücü 
A force from above 
Yukarıdan gelen bir kuvvet 
Cleaning my soul 
Ruhumu temizliyor 
Flame on burn desire 
Yanan şehvetin alevi 
Love with tongues of fire 
Ateşin diliyle sev 
Purge the soul 
Ruhunu arındır 
Make love your goal 
Amacın sevmek olsun 

I'll protect you from the hooded claw 
Pelerinli pençelerden seni korurum 
Keep the vampires from your door 
Vampirleri kapından uzak tut 
When the chips are down I'll be around 
Bela geldiğinde ben etrafında olurum 
With my undying death defying love for you 
Sana olan ölümsüz kör aşkımla 
Envy will hurt itself 
Kıskançlık kendini incitir 
Let yourself be beautiful 
Sen güzel olmaya bak 
Sparkling light, flowers and pearls and pretty girls 
Parlayan ışıklar çiçekler inciler ve hoş kızlar 
Love is like an energy 
Aşk bir enerji gibi
Rushing in, rushing inside of me, hmmm... 
İçeri hücum eder içime girer 

The power of love 
Aşkın gücü 
A force from above 
Yukarıdan gelen bir kuvvet 
Cleaning my soul 
Ruhumu temizliyor 
Flame on burn desire 
Yanan şehvetin alevi 
Love with tongues of fire 
Ateşin diliyle sev 
Purge the soul 
Ruhunu arındır 
Make love your goal 
Amacın sevmek olsun 

This time we go süblime 
Bu sefer iyimser olalım 
Lovers entwined divine divine 
Sevenler ilahi şekilde birbirine dolanmış 
Love is danger, love is pleasure 
Aşk tehlikedir aşk zevktir 
Love is pure, the only treasure 
Aşk temizdir ve yegane hazinedir 
I'm so in love with you 
Sana aşığım 
Make love your goal 
Amacın sevmek olsun 

The power of love 
Aşkın gücü 
A force from above 
Yukarıdan gelen bir kuvvet 
Cleaning my soul 
Ruhumu temizliyor 
Flame on burn desire 
Yanan şehvetin alevi 
Love with tongues of fire 
Ateşin diliyle sev 
Purge the soul 
Ruhunu arındır 
Make love your goal 
Amacın sevmek olsun 

Make love your goal 
Amacın sevmek olsun

İncele !

Sesli Şiir Dinle Joe Jonas - Just In Love




Sesli Şiir Dinle Joe Jonas - Just In Love Live/Canlı:

Sesli Şiir Dinle Joe Jonas - Just In Love Lyrics ve Türkçe Çeviri:

Love a girl in a whole 'nother language 
Bir kızı tamamen sevmek başka bir dili konuşmaktır 
People look at us strange. 
İnsanlar bize garip garip bakar 
Don't understand us, they try to change it. 
Bizi anlamazlar, değiştirmeye çalışırlar 
I tell her, baby don't change. 
Ona diyorum ki, bebeğim değişme 
Talk, and they say it sounds crazy 
Konuşuyorlar, çılgınca geldiğini söylerler 
Love's even more wild when you're angry! 
Sinirli olduğun zaman aşk çok daha vahşidir 
Don't understand why you wanna change it. 
Neden değiştirmek istediğini anlamazsın 
Girl listen to me! 
Kız dinle beni 
Youre just running from the truth, 
Sen sadece gerçeklerden kaçıyorsun 
And I'm scared of losin you. 
Ve ben seni kaybetmekten korkuyorum 
You are worth to much to lose. 
Kaybedilmeyecek kadar değerlisin 
Baby if you're still confused 
Bebeğim hala kafan karışıksa 
[Girl I'm] Girl I'm just in love with you 
[Kız Ben] Kız ben sadece sana aşığım 
[hey, hey] 2x 
No other words to use [hey,hey] 
Başka söyleyecek söz yok 
I'm just in love with you [hey,hey] 2x 
Sadece sana aşığım 
Oh yeah! 

When I tell you I would never leave you, do you hear what I say? 
Seni asla terket meyeceğimi söylediğimde, ne dediğimi duyuyor musun? 
Don't understand you, you say you need time. 
Anlamıyorum seni, zamana ihtiyacın olduğunu söylüyorsun 
You be callin all day. 
Tüm gün arıyorsun 
They talk love and they say it sounds crazy. 
Aşkı konuşuyorlar ve çılgınca geldiğini söylüyorlar 
Love's even more wild when you're angry!
Sinirli olduğun zaman aşk çok daha vahşidir 
Don't understand why you wanna change it. 
Neden değiştirmek istediğini anlamazsın 
Girl listen to me! 
Kız dinle beni 
Do you hear what I say? 
Ne dediğimi duyuyor musun? 
I'm just in love with you 
Sadece sana aşığım 
Can't nobody change it! 
Hiç kimse bunu değiştiremez 
No words to use 
Söyleyecek başka söz yok 
I love you baby! 
Seni seviyorum bebeğim 
Just in love with you 4x 
Sadece sana aşığım 
Ohhhhhhhhhh 
Never knew what we had 
Neye sahip olduğumuzu bilmezler 
They don't understand 
Anlamazlar 
We're just a 'waste of timeBiz sadece zaman kaybıyız (onlar için) 
But we know this is real. 
Ama biz biliyoruz ki bu gerçek 
I don't know how you feel, 
Nasıl hissettiğini bilmiyorum 
But when you put your hand in mine! 
Fakat ne zaman elimi tutsan 
Girl I'm just in love with you [hey,hey] 2x 
Kız sadece sana aşığım 
There's no other words to use. 
Söyleyecek başka söz yok 
I'm just in love with you 
Sadece sana aşığım 
Lemme say it again 2x 
Tekrar söyle 
I'm just in love with you 
Sadece sana aşığım 
Just in love2x 
Sadece aşık 
Babe! 
Bebek 
Just in love with you.. 
Sadece sana aşığım 

İncele !

Aşık-ı Sadık Şiiri

Oyle bir dalarim ki gozlerine
Hulyalardan deryalara akar gonlum
Ve oyle bir bakarim ki gulusune
Bu nasil masumiyet bu nasil huzur diye


Ben en cok sen agladiginda kendimi caresiz hissederim
Hani bana sarilip aglarsinda icli icli
İste o zamanlar ben gucsuzum kendimden gecerim
Ve sana sarilinca kapanir tum yaralar


Sen varsan huzur var mutluluk var
Sen benim gozumdeki pariltim kalemindeki ilhamim
Ask-i sadik beni perisan eyledi
Ne boyle dildar gordum be boyle masuk


Olcusuz ve kafiyesiz siirlerimin ahengi sensin ey sevgili
Seni sevmek bir buluta uflemek gibi
Ve seni sevmek huzuru yudumlamak gibi
Sen varsan huzur var mutluluk var ey sevgilim

İncele !

Günahsız Aşk Şiiri

Zamansız gözlerini ufka dikişin var ya
Beni benden edişin
Hesap vermeden
Sormadan
Söylemeden sevişin
Buğulu gözlerinde
Bakışların beni bırakır gider ya
Sadece
Sadece sen yokken kendime gelişim
Umulmadık bir yerinde hayatın
Ciğerlerini söküp atarcasına
Kalbindekileri haykıracakmış gibi
Karşımda duruşun
Ve bir kelime bile etmeden
Çekip gidişin
Ve susuşun var ya…

Şakağıma dayanmış bir namlunun
Tetiğini çekmeyişin
Oluk oluk cana hayat veren kanı
Şahdamarda kesişin
Ve beni benden edişin
En yaşanacak zamanında
yaşanmamışlıkların
Çekip gidişin
Ve aşktan ölürken dahi
Sevmiyorum deyişin
Ve günahsız gidişin
Beni günaha sokar ya…

Uğur Arslan

İncele !

Acele Aşk Sesli Şiir

Aşk öylesine bir dürtü ki
Ne sessizlik nede gürültü
İçten içe derinden bir kıpırtı
Bilmeyenler sanır ki şapırtı şupurtu
Oysa aşk sadece tıkırtı
Aşk aslında toz dumandan ibaret
Burunda tüter gözlerde tüter
Sobada yanar bacada tüter
Gönülde pişer akılda tüter
Beter eder adamı aşk beter
Aşk acayip bir vurgundur
Akıla vurur başa vurur
Girer kalbe adam pervane olur
Kafa kendini yerden yere vurur
Aşk adamı çok kötü savurur
Aşkın torku o kadar yüksektir ki
Takılanı alır götütürür ya getirir ya getirmez
Sürüm sürüm süründürür
Uçurur kaçırır olmadık yerden aşırır
Aşka düşen herkez şaşırır
Havalarda uçurur paraşütsüz atlatır
Çatlatır patlatır aşk adamı cıyaklatır
Aşkı bulan her şeye katlanır

Kemal Güneş

İncele !

Şiir Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir aksam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer

Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye baslar
Kus sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır
Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden baslar.

Ataol Behramoğlu

İncele !

Geldi geçti ömrüm benim




Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi

Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi



İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur

Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi



Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye

Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi



Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm

Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi



Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise

Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi



Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise

Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi



Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalur derler

Meğer Hızır İlyas ola abı hayat içmiş gibi



(Yunuz Emre)

İncele !

Çocuklarınıza bu isimleri vermeyin


ANLAMINI BİLMEDEN ÇOCUKLARA VERİLEN KUR'AN'DAN KELİMELER
*Kezban : Yalancı demektir.
*Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın',
*Bekir, 'deve yavrusu' demektir. (Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır.)
*Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir.
*Hüreyre, 'kedicik' demektir.
*Kayra eski Türk mitolojisinde 'tanrı' demektir.
*Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir.
*Erçin 'ücret' anlamına gelir.
*Gülsüm : Gariban, zavallı kimsesiz anlamındadır.
*Julide: Farsça'da dağınık, perişan demektir.
*İrem: Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir.
*Bade ismi içki demektir.
*Hannas ismi şeytanın ismi.

KUR'AN'DA VAR DİYE BU İSİMLERİ ÇOCUKLARINIZA VERMEYİN! MEKRUH OLAN İSİMLER (haberinden okuyabilirsiniz) Link aşağıda

Kaynak : http://www.internethaber.com/kurani-kerimdeki-isimler-kuran-kurandaki-mekruh-esma-ul-husna-allahin-isimleri--467610h.htm#ixzz28qW0fgDa


Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, Kur'anda var olan ama anlamları çok tehlikeli olan o isimleri açıkladı...

Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, ''Aileler çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir. Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı demektir'' dedi.

Yrd. Doç. Dr. Öztürk, çocuğa isim vermenin kültürel, sosyal ve dini açıdan önemli bir konu olduğuna işaret etti. Pek çok ailenin Kur'an-ı Kerim'de geçen isimleri çocuklarına vermek istediklerini söyleyen Öztürk, Kur'an'da geçen her kelimenin ise isim olarak konulamayacağını hatırlattı.



Günümüzde yaygın olan ve Kur'an'da geçtiği için konulan çok sayıda ismin anlamının yanlış olarak bilindiğini, gerçek anlamlarının ise isim olarak verilemeyeceğini ifade eden Öztürk, çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isteyen aileleri seçici davranmaları konusunda uyardı.

ANLAMLARINI BİLMEDEN VERİYORLAR
Kuran'dan isim konulurken seçilen kelimenin gerçek anlamının öğrenilmesi için uzman kişilere danışılmasını tavsiye eden Öztürk, isim kitaplarında veya internette geçen adların anlamlarının da irdelenmesini istedi.
Öztürk, şöyle devam etti:
''Aileler çocuklarına Kuran'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran'da geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kur'an-ı Kerim'de geçen her kelime 'Bu Kuran'da geçiyor isim olur'' mantığıyla çocuklara verilmemelidir. Kur'an'da geçen kelimelerin anlamı iyi bilinmelidir.


İSİMLER VE MANALARI


*Kezban ismi Kur'an'da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmak zorunda kalırsınız.
*Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın',
*Bekir, 'deve yavrusu' demektir. Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır. Bu husus karıştırılmamalıdır.
*Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir.
*Hüreyre, 'kedicik' demektir.
*Kayra eski Türk mitolojisinde 'tanrı' demektir, Allah'tan başka ilah mı olur? Çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır.
*Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir. *Erçin 'ücret' anlamına gelir. Bir insanın ücreti olamaz.''

İŞTE MEKRUH OLAN İSİMLER

Dinen mekruh sayılan isimler de olduğunu vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Resul, Nebi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimleri konulmamalı, hoş değil.
*Samet ismi, hiç kimseye muhtaç olmayan demektir. Bu sadece Allah'a mahsus bir durumdur, isim olarak kullanılamaz.
*Gülsüm gariban, zavallı kimsesiz anlamındadır.
*Julide Farsça'da dağınık, perişan demektir.
*İrem: Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir.
*Bade ismi içki demektir.
*Hannas ismi şeytanın ismi.
*Alara, Rosa, İleyda bunlar İslam isimleri değil gayrimüslim isimleridir ve çocuklara konulmamalıdır. Anlamı kötü olan, anlamsız şeyler de çocuklara isim olarak konulmamalıdır.''

HER DİLDEN İSİM OLABİLİR!
Yrd. Doç. Dr. Öztürk, ''İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın'' dedi.
Barış, Mert, Özgür, Sevgi gibi isimlerin kullanılabileceğini, aynı şekilde Kerim, Macit, Zeynep, Hasan, Abdullah, Kevser, Abdurrahman gibi isimlerin çocuklara verilmesinde bir sakınca olmadığını aktaran Öztürk, isimlerde Allah'a kulluğun ifade edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İslam büyüklerinden hatıra kalan isimlerin kullanılabileceğini, halk arasında yaygın olan Fatma, Ayşe, Ahmet, Mehmet, Muhammet, Mustafa, Zeynep gibi isimlerin de benimsendiğini söyledi.


Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk'ün açıklaması ile 'dini' isimler mercek altına alındı. İlahiyatçılar bakın ne diyor?

 Kur'an'daki bazı kelimeleri isim olarak koyanları açıklamaları ile şaşkına çeviren Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, Habertürk'te canlı yayına katıldı.

Müftü Öztürk açıklamalarındaki asıl maksadın, "manası bilinmeyen kelimelerin" çocuklara isim olarak konulmasının yanlış olduğunu göstermek olduğunu söyledi.

Kur'an'ı Kerim'in ilim ve din kitabı olduğunu hatırlatan Müftü Öztürk, "Kuranı Kerim isim verme kitabı değildir. Ku'an 'ı Kerim bir bilmece kitabı değildir. Kur'an bir şifre kitabı değildir. Son dönemde insanlar isimler güzel olsun diye Kur'andan herhangi bir kelimeyi alıp veriyorlar. Buna dikkat çektim bende..." dedi.

MANASI GÜZEL OLSUN

İsimlerin manalarına önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Müftü Öztürk, "Ben isimler üzerinde durmuyorum. Güzel isim olsun. Sırf Kur'anda geçiyor diye çocuğa isim koymak yanlıştır. İsimler örf ve adetlerimize uygun olmalı, halkın kabul ettiği isimler çocuklara isim olarak verilebilir." diye konuştu.

İnsanların çocuklarına koydukları isimleri eleştirmek ya da tenkit etmek gibi bir niyetinin olmadığını vurgulayan müftü, çocuğa ad verilirken halka mal olmuş, sevilen ve manası güzel olan isimlerin tercih edilmesini önerdi.

ALLAH'IN İSİMLERİNİ VERMEK GÜNAH MI?

Rahman, Celil, Cemal, Aziz, Baki, Gafur, Gani, Hadi, Hafız, Halim, Kerim, Latif, Mecid, Metin, Veli, Zahir gibi Esma ül Hüsna'daki isimlerden birini çocuklara vermek günah mıdır?

Habertürk'teki canlı yayına katılan ilahiyatçı Profesör Doktor Saim Yeprem bu isimleri koymanın "günah" olmadığını ancak makbul de olmayacağını söyledi. Sebebini de şöyle izah etti;

"Bu isimlerin Allah'ın isimleri olduğu düşünüldüğünde çocuğunuzu azarlayıp kızdığınızda, ona kötü bir söz söylediğinizde Allah'ın o sıfatına da kızmış, kötü söz etmiş oluyorsunuz. Allah'ın isimlere insanlara konulduğunda yanlış hitaplara sebep olabilir. Buna rağmen dinde kesin bir hüküm yoktur".

HANGİ İSİMLER KONULMALI?

Profesör Yeprem'e göre Kur'an'dan rastgele isim seçmek çok yanlış. Zira mana bilinmediği için çocuğa farkına varmadan kötü bir sıfat verilmiş oluyor.

Önemli olanın verilen ismin manası olduğuna dikkat çeken Prof. Yeprem, "Peygamberimizin çocuklarınıza iyi güzel isimler koyun tavsiyesi vardır. Toplumda benimsenmiş, bilinen, sevilen isimleri koymakta fayda var. Bir kelime sırf Kur'an'da geçiyor diye çocuğa verilmez. Mesela Aleyna bir isim değildir, iki hecelik bir zarftır. Geçtiği yere göre de manası değişir. Bunu isim olarak kullanmak Arap diliyle ilgili bilgimiz olmadığını gösteriyor. Mesela Sanem, put anlamına geldiği gibi mecaz olarak da çok güzel demektir. Burada önemli olan bu kelimeler kullanıldığı zaman yahut anlamları hatıra gelince insanı utandırıp mahçup etmeyecek ve kötü anlamlar içermeyecek şekilde olmasıdır" dedi.

İncele !

Sevgi şiirleri Kısa Sevgi şiirleri



Sevgi şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış sevgi ve aşk ile ilgili sevgi şiirleri

Ağlamak

Dünyada birtek seni sevdim desem
bana inanırmısın
benim için ne yapacagını sorsam
ne yapardı.

Sen bana sorsan ne yaparım bilirmisin
ugruna ölür
sana canımı veririm hiç bilirmisin
tek senin için gulum

Sen bana sorsan cevabımı bilirmisin
bilemesin çünkü senin içinağlayan
ben sana ölürüm
biterim ve sana ömrüm boyunca
Seni seviyorum derim

———-

AŞKIN RESMİNİ ÇİZMEK YA DA FOTOĞRAFINI ÇEKMEK

Aşkı değil kendini tarif eder
Aşık olan,aşkı yaşayan,
Çıkmamıştır bunca zaman
Birgün çıkar belki
Aşkı hakkıyla anlatan…

Uygun bir kalem bulabilsem,
Bir kamera icat edebilsem
O kadar çok istiyorum ki
Salt aşkın resmini çizmek
Ve de fotoğrafını çekmek…
Boşuna gitmeyecek
Aşkı arayanda bunca emek…

İstiyorum ki herkes
Aşkı görsün,tanısın
Aşkı arasın bilerek
Yanacaksa da aşkı bile bile yansın,
Bile bile ağlasın isterse…
Mağdur ve mahzun olmasın kimse
İşine gelirse
Aşkla tanışsın…

———-

AŞK SARHOŞU

Senden başkasını görmüyorum
Bana kör diyorlar
Saatlerce kapından ayrılmıyorum.
Sen dilencisin diyorlar
Dağlara,taşlara “seni seviyorum”diye haykırıyorum
Her yere adını yazıyorum
Sen delisin diyorlar
Sevdiğim,varsın desinler
Her şeyi söylesinler
Yeterki bilsinler ben aşk sarhoşuyum.
Sevdiğim,razıyım bir ömür boyu aşk sarhoşu olmaya
Yeterki sende razı ol ömrünü bana adamaya
Sende razı ol bir ömür boyu aşk sarhoşu olmaya

———-



Senden Öğrendim Gülüm

Gözlerinden öğrendim ben herşeyi
Siyahın ne güzel renk olduğunu
İlk görüşte aşkın ne olduğunu,
Sevgiyi ve onun büyüklüğünü

Ellerinden öğrendim ben dokunabilmeyi
Bir dokunuşun nasıl iç yaktığını
O anki dünyayı umursamazlığı
Sanki o anın hiç bitmeyecekmişliğini

Saçlarından öğrendim ben neşeyle savrulmayı
Seni bağrıma basmanın mutluluğunu
Kollarına atılıp hiç bırakmamacasına sarılmayı
Teninin kokusunu unutmamayı

Resimlerine bakıp avunmayı,
Sana ancak dualarla ulaşmayı
Sadece rüyalarda görüşmeyi öğrettin be Gülüm
Sen bana acıyı, hüznü öğrettin

Bir de bırakıp gitmeyi öğrendim senden
Sessizce, ardına bakmadan kaçıp gitmeyi
Çaresizlikten ağlamayı öğrendim be Gülüm
Mutluluğu özlemeyi de öğrendim

Ben de sana kaybetmeyi öğreteyim,
Severken ayrılmayı, ayrılırken yıkılmayı
Elvedanın anlamını öğretiyorum sana ben
Elveda çiçeğim, Elveda Gülüm, Elveda

———-

Sevgi

Sevgi ışık, sevgi umut
Kâinatın gizi sevgi
Sevgi soyut, sevgi somut
Gönlün gören gözü sevgi

Sevgi huzur, sevgi barış
Sevgi ilmek, sevgi nakış
Sevgi gülüş, sevgi bakış
Gönüllerin közü sevgi

Sevgi bahar, sevgi rahmet
Sevgi kazanç, sevgi servet
Sevgi dostluk, sevgi sohbet
Ömrün tadı, tuzu sevgi

Sevgi güneş, sevgi ataş
Sevgi menzil, sevgi yoldaş
Sevgi Yunus, sevgi Bektaş
Yesevî’nin sözü sevgi

Sevgi hayat, sevgi dünya
Sevgi gönül, sevgi derya
Sevgi bâde, sevgi rüya
Sevgilinin nazı sevgi

Sevgi ilim, sevgi irfan
Sevgi çâre, sevgi derman
Sevgi Tanrı, sevgi iman
Dört kitabın izi sevgi

Sevgi evvel, sevgi âhir
Sevgi kevser, sevgi nehir
Sevgi tılsım, sevgi şiir
Ozantürk’ün özü sevgi


umut çiçegim

bu kışta üşüyorum.
kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim.
sana yanacağım bu yazda.
ve kim bilir kaç yaz daha.
kaç bahar seni açacak bütün çiçekler,
senden uçacak bütün böcekler.
arılar seni koyacak kovanlarına,
kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar…
ama sen hep umut çiçeğim olacaksın.
yaşayacağız yaşlanacağız seninle.
sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu.

Bağlanmışım

Gözlerin coşkun ırmak köprüsüz geçeceğim
Bilmiyorum geçerken acep ne yapacağım
Belkide bu dünyadan kaybolup göçeceğim
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Aşkın sevdan hatıran bende öyle büyük ki
Katmer oldu üst üste perçinledin kalbimi
Anlamadın geçtin gittin aldım senin derdini
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Bazen sisler içinde beliren hayaline koşarım
Heveslenir umutlanır neşe dolar coşarım
Her gün ağlar küserim sabrederim yaşarım
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Bir yara belirdi birden sevince kanamıştı
Sağ olsun tanıdıklar sebepsiz ağlatmıştı
Sevdim ama sormayın Yaradan bağlatmıştı
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Yaramı sardı doktor sevgiyle merhem sürdü
İyileştim doğruldum gözlerim o yari gördü
İşte dedim işte budur aşk hafifçe bana güldü
Bundan böyle ben yare bağlanmışım kalmışım.

SEVGİ
Tüm canlılar aç
Hepsi de muhtaç
Gönüllerde taç
Yürekte inanç
Dertlere ilaç
O bir ihtiyaç
Yudum yudum iç
Etrafına saç
Kalbini kuşat
Onu hep yaşat
Sevgidir adı
Hayatın tadı.

Sevgin Kadar Güçlüsün

Sevgi hasrettir
Sevgi, güzellik,
Sevgi umuttur
Sevgi yaşamak

Sevgi, gülen yüz
Sevgi, bakan göz,
Sevgi; sıcaklık
Sevgi yaşamak

Sevgi, amaçtır,
Sevgi bir kaygı
Sevgi, içten söz.
Sevgi yaşamak.

Sevgi bir kucak,
Sevgi tutan el
Sevgi Uçuşmak
Sevgi; yaşamak

Sevgi umuttur
Sevgi kaynaşmak,
Sevgi sabırdır
Sevgi; yaşamak

Sevgi emektir,
Sevgi bereket
Sevgi hayattır
Sevgi; yaşamak

Sevgi sıcak söz
Sevgi busedir
Sevgi`yi yakan göz
Sevgi; yaşamak

Sevgi biterse
Duygu yok olur
Hayat anlamsız
Amaç kaybolur

Acıma kalmaz,
İnsanlık olmaz
Sevginin yerini
Hiçbir şey almaz.

Nerede güzellik
Orada sevgi var
Sevgisiz bu dünya,
Sanki bir mezar

Duyguların çoğalır,
Geleceğe ümitsin
Unutma sözlerimi,
Sevgin kadar güçlüsün



GÖNÜL BAHÇESİ

Gökyüzünde bir bulut olayım
Yağmur olup yeryüzüne yağayım.
Gönül bahçende bir gül olayım
Sen görmeden ben açayım.
Kırlarda lale, sümbül olayım
Etrafına kokularım saçağım.
Özgürce uçan bir kuş olayım
Gelip pencerene konayım.
Sana aşk şarkıları okuyayım
Bırak da hiç susmayayım.
Kalbimin kapısını sana açayım
Gönül bahçemden sevgi saçayım.
Ben bu aşkta hep olayım
Gönül bahçene ulaşayım.
Senden uzaklarda olmayayım
Kalbinin baş köşesinde olayım.

BENİM CANIMSIN

Sen benim tutkularımsın
Sen benim sevdalarımsın
Kuruyan toprağımda nemsin
Susuzluğumda suyumsun
Gönül bahçemde çiçeğim
Sen benim canımsın.
Sen benim umutlarımsın
Aşk odağımda aşkımsın
Kalbimin atışlarısın
Damarlarımda can suyum
Sen yaşam kaynağımsın
Sen benim canımsın.
Geceleri hayallerimsin
Gündüzleri özlemimsin
Gönül karanlığımda ışığım
Sen benim hayatımsın
Sen benim canımsın

SEVGİLİYE

Ah o aşk deden duygu
Hepimizin yüreğini içten içe yakmıyo mu?
Evet yakıyo hemde öle bir yakıyo ki
Katlanıyosun o yangına katlanmak zorundasın onu istiyosn

Ben aşık olduğum zaman yanmıyo bu yüreğim her zman
Çünki benim yüreğim sevdiğim için yanıyor bir başkasına yanmıyor
Ama bu yüreğim ne zman yanar blior musun?
Ben seviosam ve onun sevgisni görmüyorsam

İşte o zman yüreğim yanmaz acı çeker ve bu acı giderek büyür
Kimse ama kimse dindiremez bu yürekteki acıyı
Bunu anca bir tek şey dindire blir
Ölüm…Evet ölüm

Ben o kadar çok sevmişken
Onun uğruna canımı bile ortaya koymuşken
Onun sevmediğini anlarsam aklıma tekşey gelir
Ben bunca zaman kimi sevdim?

Kimin için attı bu kalp…
Sorarım kendi kendime kimin için yandı bu yürek
Son mektubumu bıraktım sana sevgilim
Sen bunu okuduğunda ben hayatta olmicam

Seninle başladığım bu hayata
Seninle tanıştığım ilk yerde veda ediyorum
Ama şunuda bilmeni isterimki
Ben seni sevdim ve sevmeyede devam edeceğim.

Sevgi Nedir

Gecenin bir saatinde uykuya inat
Ağlayan bebesini emzirmektir sevgi.
Bülbülün güle figan edişi,
Gülün umursamaz tavrıdır sevgi.
Sevgi merhamet demek.
Sevgi çile çekmek..

İhtiyacı olana yalvartmadan vermek,
Masum bir tebessümdür sevgi.
İçi dolu sımsıcak bir bakış,
Yumuşak bir dokunuştur sevgi.
Sevgi dokunuş demek.
Sevgi almadan vermek.

Bir kuşun özgürlüğe kanat çırpışı,
Kardelenin inanılmaz çıkışıdır sevgi.
Avın avcıya yalvaran bakışı,
Tuzaktan salıverilişidir sevgi.
Sevgi bedel ödemek.
Sevgi acı çekmek.

Derviş Yunus’un kırk yıl of demeden,
Tekkeye odun taşıyışıdır sevgi.
Yusuf’un kör kuyudaki sabrı,
Mısır’a sultan oluşudur sevgi.
Sevgi sabırla beklemek,
Sevgi istemeyi bilmek.

Hallac-ı Mansur’un Ene’l Hak deyişi,
Mevlana’nın Mecusi’ye çağrısıdır sevgi.
Çölde kalmışa bir testi su,
İdam mahkumunun son arzusudur sevgi.
Sevgi ateşten gömlek,
Sevgi sehpaya gitmek.

Ferhat’ın aşılmaz denen demir dağı,
İnanarak sabırla delişidir sevgi.
Mecnun’un Leyla’da kainatı görüşü,
Çöle kendini vuruşudur sevgi.
Sevgi sırrı keşfetmek,
Sevgi emek sarfetmek.

Tomurcuğun patlayıp toprağı zorlayışı,
Rüzgarın bulutu taşımasıdır sevgi.
Derenin yatağını kendi buluşu,
Kıvrım kıvrım akışıdır sevgi.
Sevgi çekip gitmek,
Sevgi özgürlük demek.

Çaresiz kaldığı anlarda tıbbın,
Hastanın Rab’bine yönelişidir sevgi.
Çalınmadık kapı bırakmamak,
Yelkensizde denize açılmaktır sevgi.
Sevgi umut demek,
Sevgi beklemeyi bilmek.

Bebeğimsin

Sen bana küsebilir misin bebeğim
Hasta olursun göremediğin anlarda
Eririm gözlerinde yanar yüreğim
Bakışlarını kaçırsan da yakalanırsın gizli bakışlarında

Nasıl ertelersin göz yaşlarını gözümden
Kanaryalar kanatırken yaramı bestelerinde
Sen ki cansın canansın biricik özümden
Baharısın ömrümün içine düşen esintilerinde

Haydi koş kollarıma boşluğumdaki can
Yasla başını omuzum özleminle yanar
Damladın yüreğime minik bir odayken oldun han
Kalk kırdığın bu kalbi gülümseyerek onar

Haydi bebeğim biricik sevdam

BEN SENLE VARIM

Ben seni senden çok uzakta sevdim
ben bir yıldızdım evrende
sense varlıgımdan habersiz dönen dünya
yanındaydım bilki her anında
sevincinde de hüznünde de gamında da
ama sen bilemezdin bunları asla ve asla
içimde kopardıda tufanlar ardı ardına
şimşekler çakardı da
sen yine aldırmadan dönerdin yanımda
bense yalnız seni izlerdim evrenin başıboşluğunda
işte benim hayatımın masalı burda
geçmişimde sen hayalimde sen
ve bilki her anımda yine sen
SENSİZLİK ÖLÜM BANA
ÜLÜM ACIR SENLEYKEN
DESİNLERKİ ECELİNDİR GELEN
GELEN SEN OLDA GÜLEREK ÖLEYİM BEN
GÜL YÜZÜNE BAKAMAZSAM
SON KEZ SARILAMAZSAM
ÇIKAR MI Kİ BU CAN BU BEDENDEN
bilki bu kalp senin
ölesiye sevildin ÇÜNKÜ BİTANEM

Sevgi

Sevgi yön
Nefret sondur.

Sevgi göl
Nefret Çöldür.

Sevgi hayat
Nefret bayattır.

Sevgi düzen
Nefret üzendir.

Sevgi çokluk
Nefret yokluktur.

Sevgi Yar
Nefret dardır.

Sevgi gülüm
Nefret zulümdür.

Sevgi istek
Nefret köstektir.

Sevgi yaz
Nefret güzdür

Sevgi yarın
Nefret sorundur.

Sevgi ses
Nefret yastır.

Sevgi uzlaşmak
Nefret yozlaşmaktır.
Serdar KORKMAZ

Sevgi ateş, sevgi kardır
Sevgi ayva, sevgi nardır
Her gönülde sevgi vardır
Sevgi Bitmez bir türküdür
Ayşen ALMAZ

Sevgi huzur, sevgi acı
Sevgi sarhoş, sevgi hacı
Sevgi dertse, aşk ilacı
Sevgi bitmez bir yaradır
Hasan

Sevgi sondur, sevgi baştır
Sevgi ekmek sevgi aştır
Sevgi bitmez bir telaştır
Sevgi şahı mat edendir
Yıldırım Sönmez

Sevgi yokluk, sevgi varlık
Sevgi genlik, sevgi darlık
Sevgi kulluk, sevgi çarlık
Sevgi sonmez bir ışıktır

Sevgi

Bir çukur kaz toprağa
Derinliği sevgi+sevgi+sevgi olsun

İçini gübrele
Formülü sevgi+sevgi+sevgi olsun

Etrafını çitle çevir
Ölçüleri sevgi+sevgi+sevgi olsun

Beni içine ek
Senin kalbinde yeşermek istiyorum..


Kaynak: http://www.nazlim.net/siir-siiri/sevgi-siirleri.html

İncele !

Bir gülceğiz istedimde vermedi




BİR GÜLCEĞİZ İSTEDİM DE VERMEDİ


Bir gülceğiz istedim de vermedi,

Çocuk kadar hatırımı görmedi.

Bilmem garip sandı, yoksa bilmedi,

Varıp nedenini dosta sormalı.



Evinizin önü çevre ağıl mı?

Bu bahalık güzellikten değil mi?

Gülün kökü bahçenizde değil mi?

Kalsın sana top zülüfü burmalı.



Evinizin önü çevre kuyu mu?

Bu bahalık güzellerin soyu mu?

Gülü vereceğin benden iyi mi?

Kalkıp gidip o yâri bir görmeli.



Evlerinin önü kerpiç aralık,

Yine akşam oldu, çöktü karanlık.

Biz de aldık ondan beş on paralık,

Top top edip güzellere vermeli.



Has derdin de Karac'oğlan, has derdin,

Aramızda acı poyraz estirdin.

Bir gül için bu garibi küstürdün,

Önü sonu, canı cana sarmalı.



Karacaoğlan şiirleri

İncele !

Boşanma Sebebi Sadece Ekonomik Mi?


2005 yılından bu yana 604 bin çift boşandı. Aynı dönemde evlenenlerin sayısı
ise 3 milyon 700 bin.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2005 yılından bu yana 604 bin çift boşandı. Aynı dönemde evlenenlerin sayısı ise 3
milyon 700 bin. Uzmanlar, boşanma oranlarının son yıllarda gözle görülür şekilde arttığına dikkat çekiyor. Geçmiş yılların aksine
boşanmalarda ilk sırayı artık ekonomik sıkıntılar almıyor. Çalışma hayatının ağır yükü altında kalan erkek ve kadınlar 'daha rahat
yaşamak ve özgürce hareket etmek' için mahkemelerin yolunu tutuyor.
Boşanma davalarında yıllardır bilirkişi olarak görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Avukat Ahmet Köse, her iki tarafın da yoğun iş
temposu sebebiyle birbirinden uzaklaştığını, bir süre sonra da ayrılmaya karar verdiklerini dile getiriyor. Uzman Klinik Psikolog Vildan
Kavak da ailedeki iletişim ve paylaşım eksikliğinin beraberinde ayrılmaları gerektiğine vurgu yapıyor.
Türkiye'de geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında 87 bin 40 kişi boşandı. Yıl sonu itibariyle rakamın 120 bini bulduğu tahmin ediliyor. Avukat Ahmet
Köse, evliliklerin ekonomik sebeplerden ziyade 'sudan bahanelerle' bitirildiğini söylüyor. Boşanmaların daha çok evliliğin ilk 5 yılında
gerçekleştiğine işaret eden Köse, "Evli çiftler, tanıma sürecinde boşanmanın getireceği yükümlüklerin ne olacağını bilmeden
boşanıyor. Boşanmış ailelerin çocukları boşanmaya daha çok meyilli." diyor.
BATILI YAŞAM TARZI ARZUSU BOŞANMA SEBEBİ
Geçmiş yılların aksine boşanmalarda ekonomik sorunların ilk sırada yer almadığına dikkat çeken Köse, geleneksel değerlerin
çözülmesinin de bu oranı artırdığına inanıyor. Yazılı ve görsel medyanın toplumu geleneksel Türk aile yapısından uzaklaştırdığına
vurgu yapan Avukat Köse, şunları söylüyor: "Televizyonlarda gösterilen diziler, söyleşiler, programlar milletin değerlerine zarar veriyor.
Yoğun çalışma hayatına katılan kadın ve erkeklerin aileden uzaklaşması, yeni ilişkiler ve bu ilişkilerle beraber ekonomik zorluklar
boşanma sürecini hızlandırıyor. Özellikle batılı ülkelerdeki yaşama biçimlerine özenti, tek başına hayat kurmayı özgürlük olarak
algılama boşanmaların birinci sebebi olarak dikkat çekiyor. Boşanmaya karar veren çiftler sudan bahanelerle evlilikleri bitiyor.
Duruşmalarda tanık oluyoruz, gerçekten incir çekirdeğini doldurmayacak konularla çiftler ayrılıyor, çocuklar mağdur oluyor."
AİLE MAHKEMELERİ BOŞAMAMAK İÇİN MESAİ HARCIYOR
Anlaşmalı boşanmalarda davanın ilk celsede tamamlandığını, ihtilaflı boşanmaların ise yıllarca sürebildiğini anlatan Ahmet Köse, aile
mahkemelerinin çiftleri ikna etmek için çabalarını kaydediyor.
Aile danışmanı psikiyatri hizmetlerinin artırılmasıyla yuvaların korunabileceğini belirten Avukat Köse, çocuğun da boşanmaya karşı
çiftlerin tahammülünü artırdığına vurgu yapıyor. Köse, "Çocuk tarafların müşterek sorumluluklarını ve beraberliklerini artırır, evlilik bir
yuva olur. Çoğu kimse için çocuk, evliliği yuva yapan bir nimettir." ifadesini kullanıyor.
KENDİ STANDARTLARIMIZ YERİNE TV'DEKİLERİ NORMALİZE EDİYORUZ
Uzman Klinik Psikolog Vildan Kavak ise televizyonun aile bireylerinin birbirine zaman ayırmasına engel olduğunun altını çiziyor.
Dizilerin bireylerin iletişim kurmasını engellediğini savunan Kavak, şunları söylüyor: "Dizilerin içeriğinden bağımsız olarak söylemek
gerekirse, ailedeki iletişimi, paylaşımı olumsuz etkilediğini biliyoruz. Direkt aile yapısına yönelik yayınlarda bu yapıya zarar veriyor.
Dizilerdeki boşanma ve aldatma gibi olumsuz davranışlar olumsuz etkiler oluşturuyor. Yapacaklarımızı kendi standartlarımıza göre
belirleyemiyoruz. Kendi değer yargılarımıza göre değil, dizilerdeki karakterleri normalize ederek yapacaklarımızı belirliyoruz."
EVLİLİKTE İLK 5 YIL ÖNEMLİ
TÜİK'in verilerine göre boşanmalar en fazla evliliğin ilk beş yılında yaşanıyor. 2006 yılı verileri baz alındığında boşananların yüzde
42,6'sının evliliğinin beşinci yılını tamamlamamış çiftler olduğu gerçeği dikkat çekiyor. 2007'de bu oran yüzde 41,8 olarak gerçekleşti.
2008'de yüzde 41,3 olarak kayıtlara geçen bu oran 2009'da 40,1, 2010'un ilk 9 ayında ise yüzde 40 oldu.
Habertürk

İncele !

Kölelik ayaklarımızın altında…!

50 dolara insanların alınıp satıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyayı, insanı, içimizdeki karanlık yandan ibaret sayanlar üretti. Biz böyle bir dünyada yaşamaktan utanıyoruz. Modern köleliğin olmadığı bir dünya mümkündür, biz bu dünyanın rüyasını uyanıkken de görmek istiyoruz.


stanbul’un en işlek semtlerinden birisi. Ülkemizde sadece sekiz saat kalacak yabancı turizm acentelerinden birisine giriyor ve şu soruyu soruyor: “Bir kız satın almak istiyorum, bana yardımcı olabilir misiniz?” Soru hiç garip karşılanmıyor. Hemen birkaç telefon görüşmesi yapılıyor ve yabancının isteğini karşılayacak süreç başlıyor. Aynı yabancının Bükreş’teki benzer isteği ise İstanbul’daki kadar uzamıyor. Gördüğü muameleden tir tir titreyen bir engelli kadın getiriliyor, buna karşılık istenen ikinci el araba fiyatından daha az bir miktar. Haiti’de aynı talep çok daha hızlı karşılanıyor. Teklif edilen dokuz yaşında bir kız çocuğu. Fiyat ise sadece 50 dolar. Hindistan’da üç nesildir karın tokluğuna köle olarak çalıştırılan adama göre pahalı ama… Yine aynı bölgede açlık korkusu ile oğlunu satan kadına göre de ucuz sayılmaz sonra...*

Ne kadar farkındasın bilmem ama böyle bir dünyada yaşıyoruz. İnsanın hala bir meta gibi alınıp satıldığı bir dünya burası… Sana gözlerinin hayretle açılmış olduğunu farz ederek yazıyorum. Gözlerin kocaman, değil mi? Yüreğinde sıkışma var, değil mi? Bunu ümit etmek istiyorum. Bu tabloyu normal görmemelisin. Bu sıradan bir şey değil, kardeşim. Bunu sıradan görmemelisin. Yumrukların sıkılmalı farkında olmadan. Dişlerin gıcırdamalı. “Ne oluyoruz” demelisin. Başını ellerinin arasına alıp düşünmelisin…

Biz zaten bunun için geldik dünyaya, biliyor musun? Düşünmek, akletmek ve harekete geçmek için… Bize, kim olduğumuzu, bu dünyaya niye geldiğimizi ve buradan nasıl gitmemizi öğreten kitabımız, bakıp, görüp, ibret almamızı istiyor. Şahitler olmamızı istiyor. Kitabı gönderenin ve kitabı bize bildirenin yeryüzündeki şahitleri olmalıyız. Şahitlik, görmek, duymak, idrak etmek, sonra da tasdik etmek demek… Ne gördün, ne duydun, neye şahit oldun, bir baksana! Nasıl bir tabloya şahit olduğunun ve bunun ne anlama geldiğinin farkında mısın?

Böyle bir dünyada yaşamaktan utanmalısın, kardeşim. Biz böyle bir dünyada yaşayalım diye gelmedik. Biz insanın insana köle olmadığı/yapılmadığı bir dünya kurmak için geldik. Evet, biz dünyayı yeniden kurmak için geldik dünyaya. Halife olmak, vekil olmak bu, biliyor musun? Allah adına, Allah için, Rabbani işler yapmak demek halifelik… O’na naip olmak demek… O’nun adına, O’nun yarattıkları üzerinde tasarrufta bulunmak demek… Biz bunun için geldik dünyaya. O’nun istediği gibi yaşayalım ve O’nun istediği gibi yaşatalım diye… İyilik hâkim olsun, kötülük kalmasın diye… Dünya adaletle yönetilsin, insanlar sadece Rabbe kulluk etsinler diye… Kullar, kullara, hazza, paraya, makama, mevkiye, statüye kul olmasınlar diye…

Sana darmadağınık olduğun ümidiyle yazıyorum bu yazdıklarımı. Okudun, şahit oldun ve darmadağın oldun değil mi? Bunu ümit edebilmeliyim. O kadar da kötü değiliz; o kadar umarsız, o kadar aman sendeci değiliz, biliyorum. Biliyorum sen oradasın ve beni anlıyorsun. Bunu biliyorum, çünkü kendimi bilmiyor değilim. Ben bu zamanın çocuğuyum. Tıpkı senin gibi… Ortalıkta dolaşan sevinçlerden, üzüntülerden, dertlerden, ümitlerden bağımsız bir hayatım olmadı benim… Ama vazifemin şahitlik olduğunu da bildim ben. İyiliği yaymak, kötülüğü engellemek gibi bir görevimin olduğunu da öğrendim. Adına dava denilen, Allah’ın ismini, isimlerin, cisimlerin ve tüm kesimlerin üstüne çıkartmak görevinin, boynumun borcu olduğuna iman ettim. Seninle bu satırlarda buluşuyorsam, biliyorum ki beni duyuyorsun, oradasın ve anlıyorsun. Sana bu ümitle sesleniyorum ve biliyorum ki sen orada oldukça ümit bitmez.

Sana bu zamanın bir çocuğu olarak sesleniyorum, bu zamanın sözlerinden başka heybemde ne var ki? Sana yeni ne söyleyebilirim ki? Evet, görmek istemediğimiz ve fakat gerçek bir tablo sundum nazarına. Ne yapmanı bekliyorum peki? Bir şey yapmanı bekliyor muyum? Koca koca, deve dişi gibi, lacivert takımlı, kırmızı kravatlı adamların, vicdana giden bağlantıları kurum bağlamış afilli kurumların yapamadığını senden mi bekleyeceğim? Beklentilerimi, klişelerin, köhne sınıflandırmaların ve basit tasniflerin sıradanlaştıran, doğmadan öldüren, başlamadan bitiren hesapçılığına feda etme korkusu içerisinde şunu ifade edeyim ki senden hep daha fazlasını bekledim. Hep daha fazlasını: Bu zamanın ötesinde, birlikte oluşturacağımız bir zamanın rüyasını hiç unutmayacaksın, biliyorum. O rüyayı gördüğün uykuyu hayatın yap, o uykudan hiç uyanma! Sana yeni bir şey söyleyemem belki ama yeni bir dünya tasarlamalıyız dediğimde eski ya da mevcut bana ne diyebilir ki? Şüphesiz biz bu zamanın çocuklarıyız, şüphesiz yaşamak istediğimiz dünyamızın tohumları bu zamanda atılacak. Ama biz rüyası, davası, derdi olanlar, hep farklı olacağız, farklı kalacağız. İçimizde hep bir değişme ve değiştirme direnci olacak. Böyle gelmiş, böyle gider demeyeceğiz. Dünyanın ve bu kirli düzenin değişmesini gerektiğine dair o irademiz hep diri kalacak. Aşkımız, imanımız, sevgimiz kadar öfkemiz, buğzumuz ve nefretimiz olacak. “Adam sen de aldırma geç, git” demeyeceğiz. Sevdiklerimiz kadar sevmediklerimizle, istediklerimiz kadar istemediklerimizle ayakta kalacağımızı unutmayacağız.

Yaşamak istediğimiz dünyayı önce içimizde, zihnimizde, gönlümüzde kuracağız. İçini imar edemeyenlerin dışarıya verecekleri bir şey yoktur. Yaşamak istediğimiz dünyada istemediklerimizi önce içimizde, zihnimizde ve gönlümüzde ıslah edeceğiz. İçini ıslah edemeyenlerin dışarıda düzeltecekleri bir şey yoktur.

Evet, 50 dolara insanların alınıp satıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyayı, insanı, içimizdeki karanlık yandan ibaret sayanlar üretti. Biz böyle bir dünyada yaşamaktan utanıyoruz. Modern köleliğin olmadığı bir dünya mümkündür, biz bu dünyanın rüyasını uyanıkken de görmek istiyoruz. Dünya benimdir, dünya bizimdir, dünyanın gidişatından ben sorumluyum, biz sorumluyuz diyenler modern kölelik meselesini de gündemlerine almalıdırlar.

Kölelik ayaklarımızın altında…

* Tüylerimizi diken diken eden bu tabloları gözümüzün önüne seren Ben Skinner isimli Kanadalı bir gazeteci. Yaşadıklarını “Vahşi Bir Suç: Modern Zamanların Köleliği ile Yüzleşmek” (A Crime so Monstrous: Face-to-Face with Modern Day Slavery) adlı kitapta kaleme almış.



Mehmet Lütfi Arslan


İncele !

Nem Kaldı



Nem Kaldı

Parsel parsel eylemişler dünyayı
Bir dikili taştan gayrı nem kaldı
Dost elinden ayağımı kestiler
Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı

Padişah değilem çıksem otursam
Saraylar kursam da asker yetirsem
Hediyem yoktur ki dosta götürsem
İki damla yaştan gayrı nem kaldı

Mahsuni Şerif’im çıksam dağlara
Rast gelsem de avcı vurmuş marala
Doldur tüfeğini beni yarala
Bir yaralı döşten gayrı nem kaldı

(Aşık Mahzuni Şerif, Afşin)

İncele !

Günüm Sen Gecem Sen

Günüm, geceye dönerdi.. sen yanımda olmayınca… çiçekler bir yana, güneş bir yana.. sarılırdım ben, yalnızlığın bitmez karanlığına..! gecem, gündüze dönerdi.. sen yanımda olunca… ay bir yana, gece bir yana.. sarılırdım ben, varlığının sönmez ışığına..! sen, güneşim olunca.. ben tutulman olur… kaybolurdum..! sen, ayım olunca.. ben çekimin olur sokulurdum yanına..! Fikret Turhan

İncele !

Zorlaşti Canan Aşk Siiri

Derdim anlatmaya kelamım yetmez Nefes almak bile zorlaştı canan Yoruldu dizlerim hedefe gitmez Sensiz nefes almak zorlaştı canan Elin ağzı torba değil büzesin Bak sayende adım çıktı deliye Halimi arz ettim gidip veliye Sensiz nefes almak zorlaştı canan Yıllardır içimde kaynar bir kazan Seni bahta yazmış kudretten yazan Ömür güze döndü mevsimse hazan Sensiz nefes almak zorlaştı canan Kor oldu hasretin yüreğim pişer Ömür çınarımdan yapraklar düşer Kara topraklara gözlerim düşer Sensiz nefes almak zorlaştı canan Hoşgelir uzaktan davulun sesi Mutlu olan mutlu sanar herkesi Kesildi çıkmıyor DURAK’ın sesi Sensiz nefes almak zorlaştı canan Durak YİĞİT

İncele !

Güle Güle Aşkim Şiiri

Hadi öyleyse güle güle Ne güzel bir güzellik ki biz birbirimize veda ederken ”Gül’e Gül’e” deriz. Meger bu Muhammed’e Muhammed’e git demekmis. Nereye gidersen git Gül’e git.. Nerede yürürsen yürü, Gül’e (S.A.V) giden yoldan yürü.. Hadi öyleyse GÜL’E GÜL’E..

İncele !

Verdiğim sözden geri dönemem

İçim bir cehennem patlar kudurur Güllerim dalında açmadan kurur Bir zalım kalbimden hançerin vurur ,,,Mahşeredek davam sürer sönemem ,,,Ben verdiğim sözden geri dönemem İçten yanar beden külleri sönmez Anladım ki artık gidenler dönmez Aşık ölür amma maşuk’u görmez ,,,Mahşeredek davam sürer sönemem ,,,Ben verdiğim sözden geri dönemem Başladı kar boran savrulmaz harman Yoruldu bedenim kalmadı derman O yâr katlimize eylemiş ferman ,,,Mahşeredek davam sürer sönemem ,,,Ben verdiğim sözden geri dönemem Yeter ey vicdansız bu kadar yeter Yıkık gönül evim baykuşlar tüner Bak şu hallarıma ettin bin beter ,,,Mahşeredek davam sürer sönemem ,,,Ben verdiğim sözden geri dönemem Yağdırdın zamansız doluyu karı Tükenmez DURAK’ın gamı efkârı Bunca acılardan benzim sapsarı ,,,Mahşeredek davam sürer sönemem ,,,Ben verdiğim sözden geri dönemem Durak YİĞİT

İncele !