Aşk Şiirleri

Aşk Sözleri

Güzel Sözler

Seni Seviyorum

Şiir Dinle

Sesli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sesli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aşık Olmak Ne Demek - Sesli

Daha yaşım on dört müydü neydi
Deli kızın elleri elime değdi
Ardından yüzüme gülümsedi
?Bana Âşık mısın? ? dedi

Baba! Âşık Olmak Ne Demek?
Oğul; İnsanoğlu maşukuna âşık bir mahlûk
Âşık olmak abu hayat demek
Bir çiçeğe gülümsemek

Aldığın nefesi paylaşmak demek
Aşk bir dilim ekmek demek
Kuruda olsa yemek demek
Aşk bilene cennet, bilmeyene cehennem demek

Aşk göğe ermek, hayattan bir hayat dilemek demek
Aşk bir günlük ömrünü dolu dolu yaşayan kelebek demek
Aşk Ana demek, Baba demek, Evlat demek, Sevgili demek
Aşk hep yazmak demek hiç silmemek demek

Yanlış ta olsa üzerini karalamadan temize geçmek demek
Bir oyuncak, bir misket demek
Aklının erdiği zaman ki aşk, işte o zaman aşk demektir
Zorluğu aşmak demektir

Oğul, aşk bir deniz demek
Durgunken balık tutmak
Tufanken çırpınmak demek
Aşk senin yaptığın demek, aşk öğrenmek demek

Deli Kız; Elin elime değdi diye
?Bana âşık mısın? ? dedin
Sen aşkı biliyor musun? Sor anlatayım
İşte o zaman ÂŞIK olalım

Mehmet Yunus Aytek

İncele !

Sesli Şiir Kasabian - Thick As Thieves




Acoustic:

Sesli Şiir Kasabian - Thick As Thieves Live/Canlı:

Live/Canlı:

Lyrics:

There we were thick as thieves
Frightened by shadows and the autumn leaves
We wore stolen hats, fitted soles
Aided by lies amongst the media foes

And hey oh, where did it go?
When did we lose our sight?
And it's a nice show, the ones we perform
Performing it day and night, night

See the lights upon my face
Walking in circles with the human race
And all the little people they want to be free
But I can't get there 'cause I've got you holding me back

And hey oh, where did it go?
When did we lose our sight?
And it's a nice show, the ones we perform
Performing it day and night, night
Let me be free

Gave you all the high skies but you gave me night
I gave you all the high skies but you gave me night
I gave you all the high skies but you gave me night
I gave you all the high skies but you gave me night
Let the lights sing again

There we were thick as thieves
Frightened by shadows and the autumn leaves
Goodbye my sweet, goodbye, goodbye

İncele !

Sesli Görüntülü Seat with me - Imany Şiiri Dinle




Sesli Görüntülü Seat with me - Imany Şiiri Dinle Live/Canlı:

Lyrics:

Seat with me
Hold my hand, be my friend

Watch the stars
They protect us, from afar

Look at us
From above, from beyond

I don't know them
But I miss them, I miss them

And I see you smile in my dreams
After I cry myself to sleep
And all it's left are memories
Of your warmth
And I miss you and I'm afraid
And all the seasons are the same,
I don't remember what you said
Our last time

Forever thine, forever mine
I cross my heart
I won't let go, I will survive
The might of time

And I see you smile in my dreams
After I cry myself to sleep
And all it's left are memories
Of your warmth
And I miss you and I'm afraid
And all the seasons are the same,
I don't remember what you said
Our last time

I feel your love, from above, from beyond
I don't see you, but I miss you, I miss you

And I see you smile in my dreams
After I cry myself to sleep
And all it's left are memories
Of your warmth
And I miss you and I'm afraid
And all the seasons are the same,
I don't remember what you said
Our last time

 

İncele !

Ezan-ı Muhammedî - Sesli Şiir Dinle




Ezan-ı Muhammedî - Yahya Kemal Beyatlı

Sesli Şiir Dinle








Ezan-ı Muhammedî



Emr-i bülendsin ey Ezan-ı Muhammedî. 

Kâfi değil sadana Cihan-ı Muhammedî.


Sultan Selim-i Evvel'i râm etmeyip ecel, 

Fethetmeliydi alemi Şan-ı Muhammedî.


Gök nura gark olur nice yüz bin minareden 

Şehbal açınca Ruh-u Revan-ı Muhammedî.


Ervah cümleten görür Allah-ü Ekber'i 

Akseyleyince arşa Lisan-ı Muhammedî



Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri






Sesli Şiir Burada


İncele !

Sezai Karakoç - Rüzgar - Sesli Şiir Dinle




Sezai Karakoç - Rüzgar

Sesli Şiir Dinle








Rüzgâr



Uçurtmamı rüzgâr yırttı dostlarım! 

Gelin duvağından kopan bir rüzgâr... 

Bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarım; 

Bu rüzgâr yüzünden bana olanlar... 



O ceviz dalları, o asma, o dut, 

Gül gül, mektup mektup büyüyen umut... 

Yangından yangına arda kalmış tut. 

Muhabbet sürermiş bir rüzgâr kadar. 



(1951)



Sezai Karakoç



-----------------------------------------------------------------------------------------------






Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes!

Ey kahbe rüzgar, artık ne yandan esersen es!



Necip Fazıl Kısakürek








İncele !

Tüm Çocukların Bayramını Kutlarız Sesli Şiir Vakti

Tüm Çocukların Bayramını Kutlarız - Sesli Şiir Vakti


Bugünün Çocukları Yarının Büyükleridir!
23 Nisan Milli Egemenlik Ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun!

Sesli Şiir Vakti



İncele !

İbrahim Sadri Masal Sesli Şiir Dinle

İbrahim Sadri - Masal - Sesli Şiir Dinle


Mevlana İdris - Masal
İbrahim Sadri'nin Sesinden
Sesli Şiir Dinle



Masal

Çocuktum her şeyi anladığımı sanıyordum 
Sonra büyüdüm 
Bombaların ve bankaların dağlardan ve ırmaklardan 
Fazla olduğunu gördüm 
Bahçıvanlar generallerden 
Menekşeler mermilerden daha azdı 
Yenilmişti dünya 

Duanın özgürleştiren rüzgarı çekilmişti yüzlerden 
İnsanlar doğa değil yönetmelik kokuyordu 
Nükleer artıklar ve çok uluslu yalanlarla 
Kirlenmişti yüzümüz 

Teknolojinin o yok edici 
O gri gölgesi düşmüştü yüzlere 
Yenilmişti yüzümüz 
Ve görüntü aynıydı bütün aynalarda 

Her şey çok açıktı 
Herkes kimsesiz 
Herkes bir şeyin yoksuluydu 
Hepimiz aynı anda yenilmiştik 
Ve şarkılarımız kederliydi 

Yanlış bir zamanda mı yaşıyordum 
Çekip gitse mi idim 
Ne yanlış bir zamanda yaşıyordum 
Ne de çekip gidecek bir yer vardı 
Heryer aynıydı kaldım 
Sürekli çağıran ve ayırım yapmayan toprak 
Nasıl olsa beni de çağıracaktı 

Masal dünyanın bittiği yerde başlar 
Biliyorum eski zamanlarda değiliz artık 
Ve masallar böyle anlatılmaz 
Biliyorum ben hiç masal yazmazdım 
Dünya sisteminin hepimize anlattığı masal 
Kötü olmasa bu kadar 

Biliyorum bir karınca türküsünden 
Daha hafif olacak sesim 
Biliyorum insanların birbirine olan 
Yabancılığı büyüyecek dünya küçüldükçe 
Biliyorum telefonlar oldukça 
İnsanlar birbirini görmeyecek 
Biliyorum birbirimizi hiç görmeden öleceğiz 

Her şey için tek şey diliyorum 
Allah'ın gülleri yakamızı bırakmasın

Mevlana İdris


Sesli Şiir Vakti





İncele !

Aşık Kul Nesimi Semah İbrahim Sadrinin Sesinden Sesli Şiir

Aşık Kul Nesimi - Semah - İbrahim Sadri'nin Sesinden Sesli Şiir


Aşık Kul Nesimi - Semah
İbrahim Sadri'nin Sesinden
Sesli Şiir Dinle


Şiirin Sözleri:

Canım erenlere kurban
Serim meydanda meydanda
İkrarım ezelden kadim
Canım meydanda meydanda

Yanarım yoktur dumanım
Gönlümde yoktur gümanım
Al malım bağışla canım
Varım meydanda meydanda

Kellem koltuğuma aldım
Kan ettim kapına geldim
Ettiğime pişman oldum
Darım meydanda meydanda

Münkir rakipden kaçın
Müminim hülle don biçin
Ben bülbülüm bir gül için
Zarım meydanda meydanda

Gerçek olan olur gani
Gani olan olur veli
Nesimiyem yüzün beni
Derim meydanda meydanda

Aşık Kul Nesimi






İncele !

Sefa ŞENEL Öyle Bir Aşk İstiyorum ki Sesli Şiir Dinle

Sefa ŞENEL - Öyle Bir Aşk İstiyorum ki - Sesli Şiir Dinle

Sesli Şiir Vakti olarak Sefa ŞENEL'e bu güzel şiiri seslendirip bizle paylaştığı için Çok Teşekkür ediyor ve Devamını diliyoruz.


Şiir: Mehmet B.OKUR
Seslendiren: Sefa ŞENEL
Sesli Şiir Dinle(Sizin Seslendirdikleriniz)


Öyle Bir Aşk İstiyorum Ki


Öylesine bir aşk istiyorum ki,
Öylesine olmasın..

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Birkaç haftaya değil, yirmibirinci yüzyıla sığmasın
... Benim kalbimi dinlesin, el-aleme aldırmasın
Bakışlarımız yetiyorken seni seviyorum demeye gerek kalmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Şu ana dek yapılan hiç bir tanıma uymasın.
Uçsuz bucaksız mutluluk yolunda sonsuzluktan korkmasın.
Sonsuzlukta görünmeyen noktaya varana kadar elimi bırakmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Sunacağım sevginin yanında Leyla'yı kıskanmasın,
Açacak olan aşk çiçekleri için delmediğim dağlardan Ferhat'ı anmasın,
Ayrılık cümleleri kurup kurup elvedalar içinde yanmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Her günüm dünyanın son günü gibi yaşansın,
Kuracağım her cümle, dudağımdan dökülen son cümlem olarak kalsın.
Son cümlem her zaman aşk'ı hatırlatsın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Gerçekten seviyorsan katlanırsın demesin
Kalıplaşmış aşk oyunlarına heves etmesin.
Aşk'ı bir aptallık olarak görmesin.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Kaçan kovalanır ilişkisine göre şekillenmesin
Kaçan kovalanmasın, kovalanmayı bekleyen aşkından utansın!
Kaçan geri dönmesin diye kovalayan yüreğini kapatsın!

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Aşk'ın bir haysiyeti olsun!
Ayrılırken bile gözlerim aşk'la dolsun
Elveda derken mi? Sevdiğim sana aşk olsun..

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Geçmişi unutup geleceği silinmez harflerle yazmalı.
Aradığı baba şefkatini bende bulmalı,
En ihtiyaç duyduğum anlarımda annem olmalı.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Bir akşam vakti düşlemeliyim sevdiğimi,
Düşlerken saçlarımda hissetmeliyim ellerini
Düşlerimde hayal ederken karşımda görmeliyim gerçeğini.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
En küçük ve saçma noktalar için tartışalım,
Kavgalar edip, küsüp barışalım
İnkar etsekte deliler gibi birbirimizi kıskanalım.

Öyle bir aşk istiyorum ki sevdiğim,
Sevdalarımızı şiirlere yazıp okuyalım birbirimize,
Şarkılar besteleyip hayran kalalım seslerimize,
Ezgilerin arasında sarhoş olalım bakınca gözlerimize.

Öyle bir aşk istiyorum ki sevgilim,
Yok olma pahasına vazgeçmeliyiz kendimizden,
Olmalıyız biz bu aşk'ın ruhuna tek beden,
Bilmeliyiz bu hayat geçmez birbirimizi sevmeden.

Öyle bir aşk istiyorum ki özlediğim,
Artık yormasın bizi uzaktan sevmeler,
Biliyorum seni de yordu telefon başında beklemeler,
İkimizde de sabırsız birbirine dokunmak isteyen bu eller.

Mehmet Besimi OKUR








İncele !

Abdurrahim Karakoç Ülkü Türküsü Sesli Şiir Dinle

Abdurrahim Karakoç - Ülkü Türküsü - Sesli Şiir Dinle


Abdurrahim Karakoç -  Ülkü Türküsü
Türkçe Olimpiyatları
Sesli Şiir Dinle



ÜLKÜ TÜRKÜSÜ - ÜSTAD ABDURRAHİM KARAKOÇ 

Bir beyaz rahmettir, bir yeşil murat;
Görmeyen ne bilir oy bu sevdayı;
Tüter buram buram, yücelir kat kat;
Arttırır gün, hafta, ay bu sevdayı

Değişir bu mevsim, bu poyraz keser;
Yurdumda davamın rüzgarı eser
Gün gelir anlayıp, bağrına basar
Şehir bu sevdayı, köy bu sevdayı

Yeminim var oğlum, kızım üstüne;
Yazdım nakış nakış özüm üstüne;
Çilesi, belası gözüm üstüne;
Derdimin dermanı say bu sevdayı

Mukaddes hareket, mübarek mana;
Türk-İslam ülküsü büyür yan-yana
Alır bir kaynaktan döker ummana
Irmak bu sevdayı, çay bu sevdayı

Batılın çocuğu uzaktır bizden;
Severim,tutarım hak olan azdan;
En soylu türküden, en doğru sazdan
Dinle bu sevdayı, duy bu sevdayı

Bedenime, korkar yürek yüklemem;
Tatlı diye öz canımı saklamam;
Öldüğümde çalgı çelenk beklemem;
Al-götür kabrime koy bu sevdayı...

ABDURRAHİM KARAKOÇ

Sesli Şiir Vakti



İncele !

Kahraman Tazeoğlu Git Sesli Şiir

Kahraman Tazeoğlu - Git - Sesli Şiir

Yağmur

Kahraman Tazeoğlu - Git 
Sesli Şiir  Dinle



Şiirin Sözleri:
Git

Şimdi gidiyorsun
Git
Oysa senden tek bir damla istemiştim
Sana kocaman bir deniz sunmak için
Şimdi gidiyorsun
Git

Ne zaman başladı bu hikaye
Anımsamak zor
Gençtim
Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım
Komazdı öyle üç-beş nöbetleri
Geceler içimi acıtmazdı böyle

Bir insan bu kadar eksilebilir mi

Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı
Bu şehrin biryerlerinde
Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
O adam bendim unuttun mu
Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
Seni unutamadı

İşin kolayına kaçmadım
Uğruna ölmedim yani
Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
Sen bunu da bilmedin
Ben bir bakışına bin anlam yükledim
Sen aşka kestirmeden gittin
Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
Şimdi gidiyorsun
Git
Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
Bütün ışıklarımı söndürüyorsun

Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
Yazıklar olsun yazıklar olsun
Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
Hani sen sevdiğini
Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin

Uzun lafın kısası yoktur
Anlatacağım çok şey var
Hoyrat bir rüzgar gibi geldin
Aklımı hayatımı dağıttın
Şimdi gidiyorsun
Git

Daha ayrılığa bile çarpmadan
Aşk bize döndü
Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
Ama sana dokunmak da yasak bana
Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
Sen var ya sen
Allah kahretsin

Yani şimdi
Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı
Yani şimdi başkaları mı sevecek seni
Ben saçlarını okşadığım zaman
Ellerin öksüz kalırdı
Şimdi gidiyorsun git

Kahraman Tazeoğlu


Sesli Şiir Vakti




İncele !

Nurullah Genç Yağmur Şiiri Sacit Onanın Sesinden Sesli Şiir Dinle

Nurullah Genç - Yağmur Şiiri - Sacit Onan'ın Sesinden, Sesli Şiir Dinle


Nurullah Genç - Yağmur NaaTı
Sacit Onan'ın Sesinden
Sesli Şiir Dinle




Yağmur

Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur 
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından 
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur 
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından 
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat 
En müstesna doğuşa hamiledir kainat 

Yıllardır boz bulanık suları yudumladım 
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları 
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım 

Hasretin alev alev içime bir an düştü 
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü 
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde 
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü 

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin 
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla 
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin 
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla 
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak 
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak 

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım 
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı 
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim 

Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü 
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü 
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe 
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü 

Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden 
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına 
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden 
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina 
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin 
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin 

Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım 
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide 
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim 

Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü 
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü 
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin 
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü 

Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan 
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar 
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan 
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar 
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri 
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri 

Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım 
O mücella çehreni izleseydim ebedi 
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım 

Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü 
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü 
Katil sinekler deldi hicabın perdesini 
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü 
Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında 
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin 
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında 
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin 
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü 
On asırlık ocağın savururdum külünü 

Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım 
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak 
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım 

Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü 
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü 
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara 
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü 

Badiye yaylasında koklasaydım izini 
Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar 
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini 
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar 
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya 
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya 

Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım 
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu 
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım 

Haritanın en beyaz noktasına kan düştü 
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü 
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi 
Hakların temeline sanki bir volkan düştü 

Firakınla kavrulur çölde kum taneleri 
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir 
Erdemin, bereketin doldurur haneleri 
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir 
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların 
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların 

Devlerin esrarını aynalara sorsaydım 
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler 
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım 

Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü 
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü 
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer 
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü 

Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini 
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir 
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini 
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir 
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından 
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından 

Madeni arzuların ardında seyre daldım 
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini 
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim 

Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü 
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü 
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali 
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü 

Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır 
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur 
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır 
Sesini duymayanlar girdabında boğulur 
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin 
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin 

Saatlerin ardında hep kendimi aradim 
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım 
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım 

Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü 
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü 
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül 
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü 

Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde 
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay 
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde 
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray 
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin 
Mekanın fırçasında solmayan resim senin 

Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım 
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme 
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım 

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü 
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü 
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan 
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü 

Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın 
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler 
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın 
Nazarın ok misali karanlıkları deler 
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin 
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin 

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım 
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar 
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım 

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü 
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü 
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün 
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü 

Nefsinle yeniden çizilecek desenler 
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek 
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler 
Anneler çocuklara hep seni içirecek 
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin 
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin 

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım 
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın 
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım 

Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü 
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü 
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın 
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü 

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım 
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım 
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım 
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım 
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım 
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım 
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım 
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım 
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım 
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım 
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım 
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım 
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın 
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Nurullah Genç


Sesli Şiir Vakti







İncele !

Atilla İlhan Yağmur Kaçağı Kendi Sesinden Sesli Şiir Dinle

Atilla İlhan - Yağmur Kaçağı - Kendi Sesinden - Sesli Şiir Dinle


Atilla İlhan - Yağmur Kaçağı
Kendi Sesinden
Sesli Şiir Dinle


YAĞMUR KAÇAĞI

Elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni  götürecek yoksa beni


Geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa  eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni


Attila İLHAN


Sesli Şiir Vakti






İncele !

Cahit Sıtkı Tarancı Haydi Abbas Ceyhun Yılmazın Sesinden Sesli Şiir Dinle

Cahit Sıtkı Tarancı - Haydi Abbas - Ceyhun Yılmaz'ın Sesinden Sesli Şiir Dinle


Cahit Sıtkı Tarancı - Haydi Abbas
Ceyhun Yılmaz'ın Sesinden
Sesli Şiir Dinle


Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.   

Cahit Sıtkı Tarancı








İncele !